Değişim Dünya dönüyor… Her şey değişiyor döndükçe de dünya. İnsanlar da değişiyor. Değişmeye mecbur. Ve en önemlisi insan düşünüyor, düşüncelerini bilinçli ya da bilinçsizce değiştiriyor. Doğa da kendini yeniliyor zaten, her şey her gün farklı. Bir gün kar yağıyor dünyada bir yerde, bir gün güneş açıyor. Hayvanlar nesil değiştiriyor, insan nesilleri değişiyor. Bundan sadece yirmi yıl önceki Türkiye’yi, günümüzle yüzeysel bir biçimde kıyaslamak bile mümkün değil. Her şey biz istemesek de değişiyor. İşte bu noktada insanın değişimine müdahale edebileceği bir çember oluşuyor. Bu çemberin merkezi ise tek tek bireyler. Bu bireysel farklılıklar da bizi korkutmamalı, çünkü merkezler bir noktada birleşirse çemberin ulaşabileceği alan sadece bir çemberin tek başına kaplayabileceğinden daha fazla olamaz. Zaten aynı dünyada yaşayan bireyler olarak -istisnalar olsa da- birbirinden çok uzak merkezli çemberler oluşturamayız. Bunu tarihte de gayet tabii ki fark eden topluluklar olmuştur fakat ne yazık ki bazıları, değişimi sadece görüntüden ibaret olduğunu sanmış, ve ancak işi işten geçtikten sonra farklılıkların insanları bir yerlere götürebildiğini anlayabilmişlerdir. Bakın değişim ve farklılıklar hakkında Johann Wolfgang Von Goethe ne diyor. “Life belongs to the living, and he who lives must be prepared for changes.” Yani: “Yaşayan insan hayatta her zaman değişime hazır olmalı”. İşte ben de bu felsefeyle değişiyorum. Fikirlerim değişiyor, çünkü ben yaşıyorum. Ünlü Alman filozof ve şairi Nietzsche’nin de belirttiği gibi: “İnsanlar yılanlar gibidir, yılanlar deri değiştirmeyince nasıl ölürse, sabit fikirli insanlar da ölülerdir.”
|