ÇOK DEĞİŞTİK ARKADAŞ! Saniyeler geçtikçe değişiyor her şey. Radyoda çalan müzik değişti bile. Güneşin ilk ışıklarıyla uyandı insanlar, hazırlandılar işe gitmek için. Çiçek açtı ağaçlar, kuşlar ötmeye başladı. Ne zaman yağdı yağmur, ne zaman yeşerdi çimler? Koşan çocuk ne zaman düştü? Ne zaman sevdik müziği? Ne zaman gelişti fikirlerimiz... Ne zaman kişilikler gelişti, zevkler değişti? Ne zaman seçtik müziğimizi de bazımız pop, bazımız metal, bazımız klasik dinler oldu? Ne zaman anladık en sevdiğimiz yazarın kim olduğunu... Ne kadar da değişiyor insanlar... Ne kadar değiştik! Biz değil miydik acaba, başkaları mıydı, emekleyen ilk önce, sonra koşan, konuşan, yere düşünce ağlayan? Oysa artık geleceğimizi düşünüyor ve kendi geleceğimizi kendimiz yaratmak için planlar kuruyoruz. Sadece dört yıl öncesine gidelim, yakın tarihe, bu okula yeni başladığımız ilk günlere. Kantinin rafına birçoğumuzun boyu yetişmezdi de uğraşır dururduk bir şeyler satın alabilmek için. Bizi büyüklere örnek gösterirdi hocalar, çünkü; biz dersleri pür dikkat dinleyen, gereksiz yere konuşmayan, üniformamız dışında giysi giymeyen örnek öğrencilerdik. Ne erkekler saçlarını uzatır, ne de uzun saçlı kızlar saçlarını açarlardı. O zaman çok sevdiğimiz bazı hocalardan ileriki sınıflarda bizim derslerimize girmelerini rica ettiğimizde, - Daha ileri sınıflarda değişiyorsunuz, o yüzden gelmek istemiyoruz, derlerdi ve bize artık büyümüş olan eski öğrencilerini gösterirlerdi. O zamanlar hiç böyle olabileceğimizi düşünmezdik tabii... Şimdi mi? Herkes farklı giysiler giyiyor. Bir erkeklerin ceketleri, bir de kızların etekleri var tek tip. Bir arkadaşını öğretmene şikayet etmek çok gerilerde kaldı, herkes kendi işini kendi halledebiliyor pekâla...Susmak bilmeyen sınıfımızda sınavdan bir önceki günün dersleri çoook sessiz geçiyor, sanki sınıfta topu topu on-on beş kişi varmış gibi?!?! Nasıl değiştik bilmiyorum, ama bir anda değişmedik. Bir iki derken değişti giysiler, uzadı saçlar. Hepimizin ayrı ayrı karakterleri oldu. Hırçınlıklar gitti, uzlaşma geldi. Kimse kimseyle küsmüyor artık; uzak duruyor belki ama, küsmüyor. “Merhaba” hep devam ediyor. Değişim devam ediyor, edecektir de. Önemli olan iyi yolu bulmak, kendimiz için en iyi olanını seçebilmek. Bazı yanlış tutum ve davranışlar olacaktır belki ama, önemli olan at gözlükleri takmamak, hataları anlamak ve her şeyden önemlisi, umudu hiç yitirmemek, hep güvenle bakmak geleceğe...
|